“Ülkem insanı böyleydi işte, hiç üstüne vazife değilken birden atlayıverirdi.”
Yırtıcı Kuşlar Zamanı, Ahmet Ümit
Değişik bir durum; ABD Trump, Venezuela Maduro üzerinden yapılan yorumları okuyunca akıl tutulmasını zirvede yaşayan hipermetrop kişilere söyleyecek söz bulamıyorum!
Mustafa Kemâl Atatürk 1931 yılında “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesine vurgu yapmıştır.
Özeti:
Yurt içinde huzur ve sükûn, güven içinde bir yaşam ve diğer taraftan da milletlerarası barış ve güvenlik hedefi. Bu ilke hem iç politikanın hem de dış politikanın temel dayanağıdır.
Neyse biz aslî konumuza dönelim!
Türkiye’de cezaevleri neden tıka basa dolu ve niçin bu kadar çok insan hapse giriyor?
Dolandırıcılık yüzde 41 artarak 169 bin dosyaya ulaşmış. Uyuşturucu kullanımı ve bulundurma yüzde 33, ticareti ise yüzde 21 oranında yükselmiş.
Yetişmiş, liyâkat sahibi kişilerin kamudan ihraç edilmesi neticesi oluşan tablo bizleri şaşırtmıyor!
Cezaevlerinde 300 bin kişilik kapasiteye karşı, 2024 sonu itibarıyla 370 binden fazla, hatta 2025’te 430 binlere yaklaşan mahkum var.
Gerçek çözüm hapishâne inşa etmek değil, liyâkat sahibi kişileri göreve iade etmektir!
Adalet Bakanlığı’nın 2024 Adalet İstatistikleri’ne göre, çocukların cinsel istismarı suçundan başsavcılıklarda toplam 63 bin dosya açıldı bu dosyalar 67 bin şüpheliyi kapsıyor.
Dosya sayısı yüzde 84 artmış. Ayrıca 2024’te 6 binden fazla kız çocuğu istismar sonucu doğum yapmış.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu 2024 verilerine göre, 394 kadın erkekler tarafından öldürüldü ve 259 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu.
Kadınların çoğu %71 aile içi şiddet sonucu hayatını kaybetti, %57 kendi evinde öldürüldü.
Kaynaklar: Adalet Bakanlığı Adalet İstatistikleri 2024 Raporu; Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu 2024 Yıllık Raporu
Aslî konular varken tâlî meselelerle uğraşmanın bedeli ağırdır!
Sosyal çürüme!
Kaynak: Sırrı Er @konusmasanati
Bağımsız gazeteciliği desteklemek için Patreon sayfamıza katılabilirsiniz:
Patreon’da Destek Ol