İSTANBUL – İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, silahlı terör örgütü üyeliği kapsamında yürütülen soruşturmalara ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Yeneroğlu, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türk Ceza Kanunu’nun 314. maddesi uyarınca başlatılan yaklaşık 2 milyon soruşturmanın, adalet sisteminde büyük bir mağduriyet dalgasına yol açtığını belirtti.
“Kanunsuz Uygulamalar Masum İnsanları Yaktı”
Yeneroğlu, yüz binlerce insanın, yasal eylemler nedeniyle terör örgütü üyeliğiyle suçlandığını belirtti. Sohbet toplantılarına katılmak, bir derneğe üye olmak, gazeteye abone olmak, çocuğunu belli bir okula göndermek gibi hukuki faaliyetlerin suç gibi gösterildiğini vurgulayan Yeneroğlu, “Bu uygulamalar kanunilik ilkesini ihlal etmekte ve suçun şahsiliği ilkesini yok saymaktadır” dedi.
“314. Madde Keyfi Şekilde Uygulanıyor”
Milletvekili, 2016’dan bu yana Adalet Bakanlığı verilerine göre TCK 314. madde kapsamında 2 milyona yakın dosya açıldığını, bu dosyaların büyük kısmının somut delilden yoksun şekilde kamu davasına dönüştüğünü dile getirdi. Yeneroğlu, Yargıtay kararları dışında binlerce dosyayı bizzat incelediğini ve hukukun evrensel normlarına aykırı çok sayıda uygulamaya şahit olduğunu söyledi.
“Suçun Maddi ve Manevi Unsurları Yok Sayılıyor”
Yeneroğlu’nun açıklamalarında şu önemli vurgular öne çıktı:
“Adalet Yüzyılı Diyorsanız, Bu Hukuksuzluklara Son Verin”
Yeneroğlu, çağrısını açık ve net bir şekilde yineledi:
“Sayın Cumhurbaşkanına, Adalet Bakanına ve iktidar mensuplarına sesleniyorum; madem Adalet Yüzyılı diyorsunuz, gelin bu hukuksuzluk sarmalını bitirelim.”
“Yüzbinlerce kişi gerçekten terörist olabilir mi?” sorusunu yönelten Yeneroğlu, artık vicdanların bu soruya sessiz kalamayacağını belirtti. Hukukun üstünlüğüne ve adaletin evrensel ilkelerine bağlı kalınması gerektiğini dile getirdi.
İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu,
Ülkemizin kanayan yaralarından biri de silahlı terör örgütü yargılamalarından kaynaklanan ve aileleriyle birlikte milyonlarca insanı ilgilendiren mağduriyetlerdir.
Son 9 yılda 2 MİLYON’a yakın dosyada, Türk Ceza Kanunu’nun 314. maddesinde düzenlenen terör örgütü üyeliği ve yöneticiliği suçundan soruşturma açılmıştır. Yargıtay kararları dışında bini çok aşan dosyayı okuyarak bizzat müşahade ettim ki TCK’nın 314. maddesi başta kanunilik ilkesi yok sayılarak, yani kanunun maddi ve manevi suç unsurları görmezden gelinerek uygulanıyor. Sonuç olarak 2 MİLYON’a yakın soruşturma bu anlayışla açıldı ve yürütüldü, yüzbinlerce insan hakkında da bu anlayışla kamu davası açıldı ve yargılandılar. Böylece 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün faturası masum insanlara da kesilmiştir.
Adalet Bakanlığı’nın verilerine göre, yalnızca TCK’nın 314. maddesi (silahlı örgüt üyeliği) kapsamında açılan soruşturma sayısı, 2016’dan bugüne neredeyse 2 MİLYON.
15 Temmuz 2016’da yaşanan hain darbe teşebbüsü, Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik hukuk düzenine yönelmiş en büyük tehditlerden biridir. Bu girişimi planlayan ve uygulayan kişilerin yargı önünde hesap vermesi, hukuk devletinin en temel gereğidir. Aynı şekilde devletin bütünlüğünü hedef alan illegal yapılanmalarla, paralel devlet yapılanmalarıyla mücadele, elbette kararlılıkla sürdürülmelidir.
Ancak bu mücadele, hukuk içinde, suçun şahsiliği ilkesine ve masumiyet karinesine riayet edecek şekilde ve evrensel hukuk normlarıyla uyumlu olmak zorundadır.
Çağrımı bir kez daha tekrarlamak istiyorum:
⚖️ Bir yapı ya da terör örgütü ile mücadele ancak hukukun üstünlüğü esas alınarak yapılabilir.
⚖️ Suçun maddi ve manevi unsurları kanunda açıkça düzenlenmiştir. Kanun keyfi bir biçimde uygulanmamalıdır.
⚖️ Örgüt üyeliği suçlamaları somut delillerle desteklenmelidir. Kasıt olmadan suç olmaz.
⚖️ Legal olan eylemler sebebiyle; “sohbete gitti, sendikaya kayıtlı, derneğe üye veya bağış yaptı, gazeteye abone, çocuğunu okula veya dershaneye gönderdi, yazışma programı kullandı veya cemaat mensubu” diye kimse ne suç örgütü ne de terör örgütü üyesi olur. Kanunda belirtilen suçu taşıyan eylemler ve kasıt, ceza yargılamasında olmazsa olmaz unsurlardır.
Ve elbette her türlü önyargıdan ve husumetten uzak bir şekilde, sadece adaleti esas alarak sormak zorundayız: Yüzbinlerce kişi terör örgütü üyesi olabilir mi?
Sayın Cumhurbaşkanına, Adalet Bakanına ve iktidar mensuplarına sesleniyorum:
Madem “Adalet Yüzyılı” diyorsunuz, o zaman gelin, hukuk devletinin yeniden tesisi için yüzbinlerce insanın çok büyük mağduriyetler yaşadığı bu hukuksuzluk sarmalına artık son verelim.