MAK Araştırma Başkanı Mehmet Ali Kulat, siyasetçilerin evlatlarının da siyaset yapmasının meşru olduğunu belirterek, Bilal Erdoğan’ın siyasete girmesi halinde peşin hüküm verilmemesi gerektiğini söyledi.
MAK Araştırma Başkanı Mehmet Ali Kulat, siyasetçilerin çocuklarının aktif siyasete girmesi tartışmalarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Kulat, toplumda yerleşik hale gelen “Türkiye’de tutmaz” yaklaşımını “şehir efsanesi” olarak nitelendirerek, siyasetin yalnızca bireylere değil, doğal olarak onların yetiştiği çevrelere de açık olması gerektiğini vurguladı.
Kulat açıklamasında, bir ülkede herkese tanınan siyaset yapma hakkı ve toplumsal kredinin, siyasete girmek isteyen siyasetçilerin evlatlarına da tanınmasının demokratik bir gereklilik olduğunu ifade etti. Siyasetçilerin evlerinin adeta bir “siyaset bilimi okulu” gibi işlediğini belirten Kulat, bu durumun hem tecrübe hem de insan kaynağına erişim açısından doğal bir avantaj sağladığını dile getirdi.
Türkiye’de siyasetçi çocuklarının başarılı olamayacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunan Kulat, modern dünyada bu konuda hem başarılı hem de başarısız pek çok örnek bulunduğuna dikkat çekti. Kulat, Türkiye siyasi tarihinden de somut örnekler vererek, İsmet İnönü, Adnan Menderes, Alparslan Türkeş, Turgut Özal ve Necmettin Erbakan gibi liderlerin evlatlarının siyasette yer aldığını hatırlattı.
Bazı önemli siyasetçilerin çocuklarının olmaması durumunda ise yeğenlerinin veya yakın akrabalarının siyasette aktif rol aldığını ifade eden Kulat, bu durumun Türkiye’ye özgü olmadığını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın evladı Bilal Erdoğan’ın bugün ya da gelecekte siyasete girmesinin doğal karşılanması gerektiğini belirten Kulat, başarılı olup olmayacağına dair sahaya çıkmadan yapılan peşin değerlendirmelerin doğru olmadığını söyledi.
Kulat, Erdoğan’ın hem Türkiye Cumhuriyeti tarihi hem de Osmanlı ve Selçuklu dönemleriyle kıyaslandığında, en uzun süre ülke idaresinde bulunmuş liderlerden biri olduğunu ifade ederek, bu görevin kendisine demokratik yollarla ve milletin hür iradesiyle verildiğinin altını çizdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın girdiği tüm seçimleri kazanmış bir lider olduğunu hatırlatan Kulat, böyle bir liderin ocağında yetişmenin ciddi bir tecrübe ve birikim avantajı sağladığını belirtti. Kulat’a göre, seçmenin önemli bir kısmının desteğini defalarca alabilmiş bir liderin siyasi mirası, doğal olarak güçlü bir arka plan oluşturuyor.
Açıklamasının sonunda Kulat, “Sayın Bilal Erdoğan aktif siyasete girer mi girmez mi bilmem; ancak girerse kendisine ‘hayırlara vesile olsun’ dışında kimsenin söyleyecek sözü olamaz” ifadelerini kullandı.