KHK TV Genel Yayın Yönetmeni Gazeteci Ahmet Erkan ve Avukat Hatice Yıldız, Türkiye’nin krizdeki hukuk gündemini enine boyuna tartıştı. Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya’nın gözyaşlarından, Mithat Sancar’ın itiraf ettiği iddia edilen PKK’ya özel geçiş hukuku pazarlıklarına ve Ekrem İmamoğlu iddianamesinin siyasi motivasyonlarına kadar tüm detaylar masaya yatırıldı. Yıldız’dan çarpıcı: “Ağlamak yerine istifa edin!”
KHK TV ekranlarında Gazeteci Ahmet Erkan’ın sorularını yanıtlayan Av. Hatice Yıldız, Türkiye’de hukuk normlarının tamamen çöktüğünü, yargının siyasal iktidara bağımlı hale geldiğini belirtti. Yıldız, AYM Başkanı’na “gözyaşı dökmek yerine istifa etme” çağrısı yaparken, DEM Parti üzerinden yürütülen af tartışmalarının toplumu oyalama amaçlı olduğunu savundu. İmamoğlu iddianamesini ise “bir iddianame dahi değil” sözleriyle eleştirdi.
KHK TV‘de yayınlanan haftalık hukuk değerlendirme programında, Gazeteci Ahmet Erkan ve Av. Hatice Yıldız Türkiye’de yaşanan hukuksuzluk sarmalını analiz etti. Programın açılışında, Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya‘nın bir konuşmasında duygulanarak ağlaması ele alındı. Özkaya’nın “Hazreti Allah bizi kimsenin hakkıyla huzuruna seslemesin” sözleri salonda alkışlanırken, bu durum Av. Hatice Yıldız tarafından sert bir dille eleştirildi.
Yıldız, yaşanan sahneyi “ibretlik” olarak tanımlayarak, yargıçların sahadaki benzer tepkilerine dikkat çekti. Ancak asıl meselenin ağlamak olmadığını vurgulayan Yıldız, AYM Başkanı’na açıkça istifa çağrısı yaptı:
“Eğer ağlayacak kadar kıskaçta hissediyorsa kendisini, hem Allah’a vereceği hesabı, hem orada birilerinin hakkıyla seslenmesinden korkuyorsa… O zaman istifa etsin Ahmet. Bunun karşılığı o makamda ağlamak değil. Bir de salondakiler neyi alkışlıyor, o beni şaşırttı.”
Yıldız, AYM’nin Sayın Özkaya’nın başkanlığında, OHAL KHK’larında olduğu gibi, son olarak parlamento kararlarını denetim dışı bırakan bir karara imza attığını hatırlattı. Anayasanın ihlal edildiği bu kararın “çok tehlikeli” olduğunu belirten Yıldız, bu kararın ilerideki kötü senaryolar için bir başlangıç noktası olabileceği uyarısında bulundu. Yıldız, 781 gündür dahi AYM’nin binlerce KHK’lıyı ilgilendiren ByLock dosyalarında karar vermemesinin de bu çürümüşlüğün bir göstergesi olduğunu sözlerine ekledi.
Programda, HDP’li (şimdiki adıyla DEM Parti) siyasetçilerin başlattığı PKK’ya özel af ve infaz düzenlemesi tartışmaları detaylıca incelendi.
Av. Hatice Yıldız, eski Eş Genel Başkan Mithat Sancar‘ın “PKK’ya özel geçiş hukukunun Öcalan, Kandil ve hükümet tarafından kararlaştırıldığı” yönündeki açıklamasını bir itiraf olarak değerlendirdi. Yıldız, Kürt siyasetinin bu süreçte bütün bir toplum için değil, sadece kendi kazanımları için odaklandığını savunarak, “gerçekten mahallesine bakmaksızın adalet talep ettiğini söyleyen vekillerin onurlularsa istifa etmeleri gerekiyor” dedi.
Konuşmada, infaz paketinin (kesinleşmiş cezalar için) ve af yasasının (dağdan gelecekler için) hukuki farkları açıklanırken, bu tartışmaların ciddiyetine rağmen Selahattin Demirtaş‘ın üçüncü AİHM kararına rağmen halen tahliye edilmemesi bir çelişki olarak öne çıktı. Ahmet Erkan ve Hatice Yıldız, Devlet Bahçeli ve Recep Tayyip Erdoğan‘ın çelişkili açıklamalarının, sürecin iç dinamiklerden ziyade dış mecburiyetler nedeniyle ilerlediği ve toplumun iyi polis-kötü polis oyunuyla oyalandığı görüşünde birleşti.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) hakkında hazırlanan ve Ekrem İmamoğlu’nu hedef alan iddianame de programın önemli başlıklarındandı.
Av. Hatice Yıldız, bir yıldan uzun süredir hazırlanan iddianamenin hukuki zaaflarla dolu olduğunu, içinde gizli tanık beyanının dahi olmadığını ve Ceza Muhakemeleri Kanunu’na uygun hazırlanmadığını belirtti. Yıldız, iddianameyi yapay zekaya yükleyen hukukçuların aldığı cevabı aktararak iddianamenin absürtlüğünü gözler önüne serdi:
“Yapay zeka aynen şöyle yorumlamış… ‘Çok fazla metin var. Olay öyküleri vesaire bir soruşturma açmayı gerektirebilir ama asla kanıtlar yok… buradan bir mahkumiyet kararı verilemez’ diyor.”
Yıldız, iddianamenin Ekrem İmamoğlu’nu “Cumhurbaşkanına aday olmak” üzerinden yargılama çabası taşıdığını, bunun da siyasi bir hedefi işaret ettiğini vurguladı.
Son olarak, vatandaşların kişisel verilerinin güvenliği ele alındı. Gazeteci Ahmet Erkan’ın da sürekli AK Partili vekillerden SMS aldığını belirtmesi üzerine Hatice Yıldız, sızdırılan e-devlet ve SGK verilerine dikkat çekti. Yıldız, günümüzde bazı uygulamaların aylık ücret karşılığında kişilerin cep numarası ve kimlik seri numaralarına kadar tüm bilgilerini sattığını ve bu durumun devletin bilgisi dahilinde olduğunu ifade etti.
Programın sonunda karamsar tabloya rağmen umutlu olduğunu belirten Av. Hatice Yıldız, Türkiye’deki hukuksuzlukların bizzat iktidar eliyle dünya kamuoyuna bu kadar açıkça duyuruluyor olmasından memnun olduğunu söyledi. Yıldız, bu durumun duvara toslamak anlamına geldiğini ve gelecekte hukuki sorunları daha hızlı çözmeye vesile olacağını düşündüğünü belirtti.
Liberal TR Haber olarak…
KHK TV’nin bu cesur yayını ve Gazeteci Ahmet Erkan ile Av. Hatice Yıldız’ın derinlikli analizi için minnettarız. Türkiye’de hukukun üstünlüğünün değil, üstünlerin hukukunun işlediği acı gerçeği bir kez daha gözler önüne serilmiştir.
Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın gözyaşları, makamın onurunu koruyamayan bir vicdanın son çırpınışlarıdır; zira yargıçlık, duygusal tepkiler gösterme değil, evrensel hukuk normlarını ve AİHM kararlarını ödün vermeden uygulama makamıdır. AYM’nin KHK’lardan sonra şimdi de parlamento kararlarını denetim dışı bırakarak kuvvetler ayrılığını ilga etmesi, otoriter rejime giden yolda atılmış en tehlikeli adımlardan biridir.
PKK’ya yönelik özel af ve infaz düzenlemesi tartışmaları ile Sayın İmamoğlu hakkındaki siyasi saiklerle dolu iddianame, ülkede adaletin seçici ve pazarlık usulüyle dağıtıldığını kanıtlamaktadır. Hukuk, bir siyasi pazarlık aracı olamaz; özgürlükler ve adalet, tüm vatandaşlar için eşit ve evrenseldir.
Kişisel verilerimizin dahi devlet kontrolündeki bir güvenlik riskine dönüşmesi, bireysel hak ve özgürlüklerin ne denli ayaklar altına alındığının açık göstergesidir. Türkiye’de acilen yargı bağımsızlığı tesis edilmeli ve demokratik normlara geri dönülmelidir. Bu yayın, toplumu uyandırma ve direnme gücünü artırma adına son derece kıymetlidir. Teşekkürler KHK TV.
Kaynak: KHK TV YouTube Kanalı
Bağımsız gazeteciliği desteklemek için Patreon sayfamıza katılabilirsiniz:
Patreon’da Destek Ol