Tutuklu Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu, Silivri’de görülen diploma davasında tarihi bir savunma yaptı. “Adaletsizliği suçluyorum” diyen İmamoğlu, davanın siyasi bir kumpas olduğunu belgeleriyle ortaya koydu. İşte çarpıcı detaylar.
Tutuklu Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 8 Aralık 2025’te Silivri Açık Ceza Yerleşkesi’nde görülen “Diploma Davası”nda tarihi bir savunma yaptı. İmamoğlu, kendisine yöneltilen evrakta sahtecilik suçlamalarını kesin bir dille reddederek, davanın tamamen siyasi saiklerle açıldığını ve cumhurbaşkanlığı adaylığını engellemeyi amaçladığını belirtti.
Duruşmaya “Adaletsizliği suçluyorum” sözleriyle başlayan İmamoğlu, davanın bir şikayet soruşturmasından, cumhurbaşkanlığı adaylığıyla ilgili siyasi bir yargı sürecine dönüştüğünü ifade etti.
“Bu bir diploma davası değildir. Bu, cumhurbaşkanı adayına karşı açılmış siyasi bir dava, beni devre dışı bırakma mücadelesidir” diyen İmamoğlu, Türk yargı tarihinde görülmemiş uygulamalarla karşı karşıya kaldıklarını vurguladı. “Sessizliğin çoğaldığı yerde zulüm cesaret bulur. Ben kendimi 86 milyon insan adına sorumlu kabul ediyorum. Bu mücadele, Türk milleti adına zulme karşı verilen bir mücadeledir” dedi.
İmamoğlu, mahkeme heyetlerinin ve hakimlerin sık sık değiştirilmesine dikkat çekti. “Ahmak Davası” ve diğer süreçlerde olduğu gibi bu davada da hakimin yeni atandığını belirten İmamoğlu, doğal hakim ilkesinin ihlal edildiğini savundu. “Maç arasında hakem değiştirilmez. Bu dosyanın kritik aşamalarında yeni bir el tarafından yönetilmesi, büyük bir tehdittir” diyerek adil yargılanma hakkının gasp edildiğini ifade etti.
İddianamede yer alan sahtecilik suçlamalarına karşı İmamoğlu, üniversiteye giriş, yatay geçiş ve mezuniyet belgelerini mahkeme heyetine sundu. 19 yaşındaki halinin yargılandığını belirten İmamoğlu, İstanbul Üniversitesi ve YÖK belgeleriyle şunları kaydetti:
“Türkiye’nin hukukçularına, hâkimlerine ve profesörlerine sorun: Diplomam anamın ak sütü kadar helaldir, yasaldır ve meşrudur. Kimsenin hakkını yemedim. 19 yaşındaki Ekrem’i yargılamaya kalkmak bu suçlamaları kabul etmem demektir.”
Mahkeme Başkanı, İmamoğlu’nun 19 yaşındayken yazdığı yatay geçiş dilekçesinde yer alan “ekonomik durumum iyi olmadığından” ifadesini sordu. İmamoğlu, “Kriz vardı, iş hayatının içindeydim. Fakir olmam ile sahtecilik iddiasının ne ilgisi var?” diyerek tepki gösterdi.
Savunmasının sonunda İmamoğlu, Türk milletine ve yargısına seslendi:
“Milletin iradesi esir alınamaz. Beni hiçbir güç yıldıramaz. Aceleyle aldığınız kararlar, gece yarısı imzaladığınız senaryolar, benim için vız gelir tırıs gider. Millet istediğini oraya koyar, istediği zaman istediği kişiyi oradan kaldırır.”
İmamoğlu, beraat talep ederek davanın derhal sona ermesini ve Türk yargısının bu yükten kurtulmasını istedi.
Kaynak: Duruşma Tutanakları / Silivri - 8 Aralık 2025
Bağımsız gazeteciliği desteklemek için Patreon sayfamıza katılabilirsiniz:
Patreon’da Destek Ol