Ekonomist Mahfi Eğilmez: TÜFE Yenilendi Ama Gerçek Enflasyon Değişmedi – Sorun Endekste Değil Yaklaşımda

Ekonomist Mahfi Eğilmez, TÜİK’in 2026 itibarıyla yenilediği TÜFE metodolojisini eleştirdi. Eğilmez’e göre baz yıl, kapsam ve ağırlık değişse de enflasyona yaklaşım değişmedi; algı yönetimi sürüyor.

Ekonomist Mahfi Eğilmez: TÜFE Yenilendi Ama Gerçek Enflasyon Değişmedi – Sorun Endekste Değil Yaklaşımda
Yayınlama: 04.02.2026
9
A+
A-

Ekonomist Mahfi Eğilmez, kişisel blogu Kendime Yazılar’da 4 Şubat 2026 tarihinde yayımladığı “TÜFE Yenilendi Ama Yaklaşım Aynı” başlıklı yazısında, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2026 yılı itibarıyla Tüketici Fiyat Endeksi’nde (TÜFE) yaptığı değişiklikleri kapsamlı biçimde değerlendirdi. Eğilmez, yapılan güncellemelerin yalnızca teknik değil, ölçülen enflasyonun düzeyini ve kamuoyundaki algıyı doğrudan etkileyen sonuçlar doğurduğunu vurguladı.

TÜİK’in baz yılı 2003’ten 2025’e çektiğini, kapsam ve ağırlıkları yeniden düzenlediğini hatırlatan Eğilmez, özellikle endeksten çıkarılan ürünlerin dikkat çekici olduğunu belirtti. Bitki ve meyve çayı, kakao, diş çekme ücreti, otopark ücreti, tıraş malzemeleri ve spor müsabakalarına giriş ücretleri gibi kalemlerin artık TÜFE’de yer almamasını eleştiren Eğilmez, bu ürünlerin tüketiminin azalmadığını, aksine fiyatlarının çok hızlı arttığını ifade etti. Bu durumun, enflasyonu olduğundan daha düşük gösterme riski taşıdığına dikkat çekti.

Yazıda en fazla öne çıkan başlıklardan biri ise ağırlık değişimleri oldu. Eğilmez, 2025 yılında yüzde 15,22 olan konut ağırlığının 2026’da yüzde 11,40’a düşürülmesini sert biçimde eleştirdi. Konut ve kira harcamalarının hanehalkı bütçesinde giderek arttığını vurgulayan Eğilmez, bu düşüşün kira artışlarının enflasyon üzerindeki etkisini sınırlayıcı bir sonuç yarattığını belirtti. Buna karşılık lokanta ve oteller grubunun ağırlığının yüzde 8,32’den 11,13’e çıkarılması ise fiyat artışlarıyla uyumlu olduğu için “normal” olarak değerlendirildi.

Mahfi Eğilmez, Aralık ve Ocak ayı enflasyon verilerine de dikkat çekti. Son yıllarda Aralık ayı enflasyonunun düşük, Ocak ayı enflasyonunun ise olağanüstü yüksek açıklanmasının tesadüf olmadığını savunan Eğilmez, yıl sonundaki zamların bilinçli biçimde Ocak ayına bırakıldığını ifade etti. Bunun temel amacının, yıllık enflasyonun ücret artışlarını yukarı çekmesini önlemek olduğunu belirten Eğilmez, bu yöntemin gerçeği perdelediğini vurguladı.

Yazısının sonunda asıl sorunun endeksin teknik yapısından çok enflasyona yaklaşım biçimi olduğunu söyleyen Eğilmez, “Endeksleri değiştirmek değil, yaklaşımları değiştirmek gerekir” ifadesiyle mevcut politikalara eleştirel bir çerçeve çizdi. Gerçeklerle yüzleşilmeden sağlıklı politika üretilemeyeceğini belirten Eğilmez’in değerlendirmeleri, TÜFE, güvenilir veri ve hayat pahalılığı tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

Kaynak: Mahfi Eğilmez – Kendime Yazılar Blogu (04.02.2026)

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

WhatsApp