Ebru Topçu, Gsplus’a Özel Açıklamalar Yaptı

Galatasaray Kadın Futbol Takımı’nın kaptanı Ebru Topçu, GSPlus’a özel açıklamalarda bulundu. “Hayallerimden öte” dediği sarı-kırmızılı formayla dört sezonu geride bırakan takım kaptanı, futbol kariyerinin başlangıcından bugüne uzanan yolculuğunu …

Ebru Topçu, Gsplus’a Özel Açıklamalar Yaptı
Yayınlama: 09.01.2026
0
A+
A-

Galatasaray Kadın Futbol Takımı’nın kaptanı Ebru Topçu, GSPlus’a özel açıklamalarda bulundu.

“Hayallerimden öte” dediği sarı-kırmızılı formayla dört sezonu geride bırakan takım kaptanı, futbol kariyerinin başlangıcından bugüne uzanan yolculuğunu, takımın mevcut durumunu, hayallerini ve hedeflerini tüm samimiyetiyle anlattı.

Ebru Topçu’nun GSPlus’a özel açıklamaları şu şekilde:

Ebru Topçu, seni “top cambazı” olarak tanımlıyorlar. Kariyerinde attığın 260 golle soyadının hakkını verdiğini düşünüyor musun?

“Kariyerim boyunca giydiğim her formanın hakkını vermeye çalışarak aynı disiplinle sahada olmaya çalıştım. Bu yüzden de elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışarak hakkını verdiğimi düşünüyorum. Hedeflerim, hayallerim var. Bunlar için de çabalamaya ve daha fazla çalışmaya devam edeceğim.”

10 yaşından bu yana futbol oynuyorsun. Futbola ilgin nasıl başladı? O yaşlarda kurduğun hayallere bugün baktığında, sence ne kadarına ulaştın?

“Futbola ilgim çok küçük yaşta sokakta erkeklerle ve abimle futbol oynayarak başladı. O yaşlarda futbol oynarken şu an bu seviyede olabileceğimi hiç düşünmemiştim. Küçük yaşlarda sokak kültürünü futbol ile yaşarken, şu an hayallerimin peşinden gitmeye devam ediyorum. İçinde bulunduğum konum, giydiğim forma, sarı ve kırmızı benim için hayalden de öte.”

Galatasaraylı olduğunu her fırsatta dile getiren bir oyuncusun. Sarı-kırmızılı formayla dördüncü sezonunu yaşıyorsun ve bu süreçte bir şampiyonluk ile birçok bireysel ödül kazandın. Tuttuğun takımın formasını giymek sana neler hissettiriyor?

“Galatasaray formasını 4 yıl üst üste giymek benim ve ailem için tarif edilemez bir gurur. Çünkü çocukluğumdan beri ailecek Galatasaray maçlarını izleyerek büyüyen biriydim. Bütün çocukluğu Galatasaray’la geçmiş biri için formasını 4 yıl giyip ve birçok başarıyı Galatasaray formasıyla elde edebilmiş olmak beni ve ailemi çok gururlu ve mutlu hissettiriyor. Bütün çocukların hayalidir belki de bu formayı giymek. Benim de hayalim; gelecek nesillere örnek olmak, güçlü ve hayata karşı dimdik durabilen kız çocukları yetiştirmek için ellerinden tutmak.”

Hem dünyada hem de Türkiye’de kadın futboluna olan ilgi her geçen gün artıyor. Bu gelişimi nasıl değerlendiriyorsun?

“Kadın futbolu geçtiğimiz dönemlere göre çok fazla gelişim katetti. Bunda öncelikle milli takım olarak gelmiş olduğumuz seviyenin daha sonra Süper Lig takımlarının lige katılması ve vermiş olduğu ilgi çok önemli oldu. Ama henüz hala Türkiye’de kadın futbolu istediğimiz seviyelerde değil. Bunun için de hem milli takım düzeyinde hem de kulüplerimize desteği için sponsorlukların çok katkısı olacaktır. Hem dünyada hem de Türkiye’de ilginin artması yıllardır verdiğimiz mücadelenin görünür olması demek. Artık daha fazla izleniyor, ciddiye alınıyor ve yatırım alıyoruz. Bu da oyun kalitesini yükseltiyor. Özellikle gençlere ben de yapabilirim duygusunu veriyor. Büyük kulüplerin de ilgisiyle birlikte Türkiye’de futbolumuz gelişiyor ama hala katedilmesi gereken çok yolumuz var. Altyapılar, sahalar, ekonomik şartlar ve yayınlar gibi noktalarda eksiklerimiz devam ediyor. Bu gelişmeleri ilerletmek ve daha iyisini geleceğe ulaştırmak için sahaya her çıktığımızda sadece bir maç değil, algıları da değiştirmek için oynuyoruz.”

2014 yılında verdiğin bir röportajda Wesley Sneijder’i örnek aldığını söylemiştin. Aradan geçen 11 yılın ardından bu fikrin değişti mi? Galatasaray’ın mevcut kadrosunda örnek aldığın bir oyuncu var mı?

“Wesley Sneijder’in, Galatasaray için inanılmaz bir efsane olduğunu düşünüyorum. 2014 yılında onu örnek almış olmamın sebebi Galatasaray’da oynadığı futbol ve Galatasaray ile elde etmiş olduğu başarılardır. Aynı mevkide oynadığımız için de onun sahada yaptıklarını çok dikkatli bir şekilde izliyordum. Aradan 11 yıl geçti ama hala eski maçları izleyip onun yaptığı şeylere baktığım oluyor. Attığı golleri izlediğim oluyor. Şu an kadromuzdaki tüm oyuncularımız çok özel oyuncular ve hepsini beğenerek izliyorum. Ancak örnek aldığım oyuncu saha içi ve saha dışı karakteriyle, oyun aklıyla ve mevkisel olarak da baktığımda İlkay Gündoğan.

Aynı zamanda çok beğendiğim ve severek takip ettiğim Lucas Torreira’nın zaman zaman antrenmanlarımıza katılıp bize destek vermesi de bizler için gerçekten çok kıymetli. Onun varlığı hem motivasyonumuzu artırıyor hem de aidiyet duygumuzu güçlendiriyor.”

Takım arkadaşların seni üç kelimeyle tanımlasaydı, sence hangi kelimeleri seçerlerdi?

“Sabır, disiplin ve karakter.”

Sahaya çıkarken sana şans getirdiğine inandığın bir ritüelin var mı?

“Tabii ki her sporcunun olduğu gibi benim de vazgeçemediğim rutinlerim var. Maç sabahı her zaman aynı saatte uyanıp, kahvaltıda aynı şeyleri yemeye dikkat ederim. Soyunma odasına girdikten sonra da tek odak noktam maç olur. Aynı şeyleri yapıyor olmak konsantrasyonumu da yukarıya taşıyor diyebilirim.”

Futbola ilgi duyan genç kızlara ve küçük kardeşlerine neler söylemek istersin?

“Futbola ilgi duyan tüm kız çocuklarına söylemek istediğim; öncelikle içlerinden gelerek çalışsınlar çünkü eğer bazı şeyleri içten ve isteyerek yapmıyorsak sonunda hiçbir şekilde başarılı olamayız. Kendilerini ispatlayabilmek için hiçbir zaman pes etmesinler. Sahalar size ait ve hayal kurmak için kimseden izin almanız gerekmiyor. Bu yolda olmaz diyenler, küçümseyenler mutlaka çıkacak ama her düştüğünüzde yeniden kalkışınız sizi hem daha iyi bir futbolcu hem de daha güçlü bir insan yapacak. Bolca sabır, çalışma ve kendinize inanmaya ihtiyacınız var. Bizler de bir zamanlar sizin gibi bu işe sadece hayal kurarak başladık bunu unutmayın.”

En sevdiğin Galatasaray marşı hangisi?

“Adanmış Hayatların Umudu. Deplasman otobüslerinde, maçlara giderken ve soyunma odalarında hep çalarız. Her seferinde de tüylerim diken diken olur. Takım olarak hep bir ağızdan camlara vura vura söyleriz. Gerçekten bu bambaşka bir his. Bazen de tarifi zor.”

Ligde 14. hafta geride kaldı. Takım kaptanı olarak sezonun bu bölümünü nasıl değerlendiriyorsun?

“Biz çok çalışan ve çok emek veren bir takımız. Hem bireysel anlamda hem takım anlamında çok fazla çalışıyoruz. Bunu da en iyi şekilde her zaman sahaya yansıtmak istiyoruz. Bazen istediğimiz şeyleri sahaya yansıtamıyor olabiliriz çünkü sahada şanssızlıklar yaşayabiliyoruz. İlk devrede bazı eksikler ve maalesef ki sakatlıklardan dolayı şanssızlıklar yaşadık. 2. devreye çok daha iyi başlayacağımıza inanıyorum, takımın kalitesine güveniyorum ve sonunda hakkımız olan şampiyonluğa ulaşacağımızı düşünüyorum.”

Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)

Liberal TR Haber’i Destekle

Bağımsız gazeteciliği desteklemek için Patreon sayfamıza katılabilirsiniz:

Patreon’da Destek Ol
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

WhatsApp