CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu ile yaptığı görüşme sonrası yaptığı açıklamada, Türkiye siyasetinde kutuplaştırıcı ve ötekileştirici anlayışın sona ermesi gerektiğini vurguladı. Özel, CHP’nin 31 Mart seçimlerindeki başarısının ardından iktidarın sabrını kaybettiğini, artık siyasetin millete hizmet odaklı olması gerektiğini belirtti. Ayrıca, demokrasiye olan bağlılıklarını ifade eden Özel, AKP’nin yönetim anlayışını eleştirerek, toplumsal sorunlara çözüm bulmak için samimi reformlar yapılması gerektiğini söyledi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu ve beraberindeki heyeti parti genel merkezinde ağırladı. Görüşme sonrası yaptığı açıklamada Özel, iki partinin genel başkanları olarak bir araya gelmelerinden duyduğu memnuniyeti ve ülkedeki siyasi gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulundu.
Özel, Türkiye siyasetinin uzun yıllar boyunca AK Parti’nin seçim kazanması ve mevcut düzeni sorgulamayan bir anlayışla ilerlediğini vurguladı. Ancak 31 Mart yerel seçimlerinde CHP’nin 47 yıl sonra birinci parti olmasıyla birlikte yeni bir dönemin başladığını, AK Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilk kez seçim kaybettiğini belirtti.
Bu başarının ardından iktidarın 47 yıl gösterdiği sabrı gösteremediğini söyleyen Özel, seçmenin kutuplaştıran, ötekileştiren ve düşmanlaştıran siyasete artık destek vermeyeceğini umut ettiklerini ifade etti. CHP’nin 31 Mart seçimlerinde daha önce ulaşamadığı seçmen kesimlerine ulaşmayı başardığını ve Anahtar Parti gibi yeni siyasi hareketlerin de bu süreçte önemli roller üstlendiğini dile getirdi.
Özel, “kale siyaseti”nin sona erdiğini belirterek, CHP’nin varsa kalelerinin artık millete feda olduğunu söyledi. Artık hiçbir bölgenin, hiçbir yerin bir partinin kesin kalesi olmadığını, bu kalelerin milletin olduğunu vurguladı. Bu sözleriyle siyasette yerel veya bölgesel bağnazlık ve sert kutuplaşmanın sona ermesi gerektiğine işaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Yolcu değil, hancıyız” ve “Bize ömür biçenler oldu” sözlerine yanıt veren Özel, bu ifadelerin parti içine yönelik olduğunu bildiklerini belirtti. Özel, CHP’nin amacının Erdoğan’ı yenmek ve iktidarı değiştirmek olduğunu, vatandaşın hayatını iyileştirmeye odaklandıklarını söyledi.
Erdoğan’a sağlık ve uzun ömür dileyen Özel, ancak aynı zamanda halkın, özellikle asgari ücretlilerin, emeklilerin ve gençlerin yaşadığı ekonomik sıkıntıların son bulması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, suçsuz siyasetçilerin cezaevlerinde tutulmasına da karşı olduklarını dile getirdi.
Özel, siyasette “hanı yapan” taraf olduklarını, anayasa, Lozan, ülkenin bölünmez bütünlüğü gibi temel değerlere CHP olarak hassasiyet gösterdiklerini ifade etti. Siyasette yolun yolcudan daha ulvi olduğunu, yolcunun kendisini esas görmesi halinde vefasızlık ve güvensizlik yaratacağını anlattı.
Özel, demokrasiyi “tramvay” benzetmesiyle ele aldı. Erdoğan’ın demokrasiye sadece işine geldiğinde bindiği, işine gelmediğinde indiği demokrasi tramvayından CHP’nin indiğini, artık vatman değil, rayları döşeyen taraf olduklarını söyledi. Bu benzetmeyle, CHP’nin demokrasiyi sürdürülebilir kılacak yapıları inşa etmek için çalıştığını vurguladı.
Özel, Anayasa ve siyasi reform komisyonlarına dair görüşlerini de paylaştı. Komisyonun tüm siyasi partilerin temsil edildiği, millete ve demokrasiye fayda sağlayacak samimi ve güven verici bir çalışma ortamı olması gerektiğini söyledi.
Al-ver pazarlıklarına dayalı veya anlamsız “banayasa” tartışmalarının Türkiye’ye zarar vereceğini belirten Özel, önceliğin mevcut anayasaya uymak ve oradan hareket etmek olduğunu vurguladı.
Tartışmalı infaz düzenlemesi konusuna değinen Özel, AKP’nin süreci kötü yönettiğini belirtti. Bayram arifesinde infaz düzenlemesi tartışılmasıyla, özellikle mağdur ailelerin ve hükümlü yakınlarının umutlandırıldığını, ancak beklentilerin karşılanmaması sonrası toplumsal tepkilerin arttığını ifade etti.
Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) bu süreçte oynadığı rolü anlamadığını belirten Özel, infaz yasasının hem teknik hem de toplumsal açıdan kötü hazırlandığını ve AKP’nin ülkeyi yönetme kapasitesinin kalmadığını söyledi. Özel, af ve infaz düzenlemelerinde mağdur ailelerin duygularına ve toplum vicdanına saygı gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Kurultay soruşturmasıyla ilgili soruları yanıtlayan Özel, bunun siyasi partiler arası bir mesele olduğunu ancak bu tartışmaların Türkiye’nin gerçek gündeminden – yoksulluk, işsizlik, dış politika zaafları gibi – dikkat dağıtmak amacıyla gündeme getirildiğini söyledi.
ABD’nin Gazze ve hidrokarbon yatakları planları gibi bölgesel konuların, Türkiye’nin iç siyasi tartışmalarına gölge düşürdüğünü belirtti. Bu konuların gerçek gündem olması gerektiğini ifade etti.
Özel, İzmir’de devam eden grevlerle ilgili soruya da yanıt verdi. Sendikal örgütlenme ve grev hakkının anayasal ve yasal bir hak olduğunu vurgulayan Özel, bu hakların kullanımına karşı olmanın kabul edilemeyeceğini ifade etti.
Özgür Özel’in açıklamaları, CHP’nin Türkiye siyasetinde demokrasi, hukuk, insan hakları ve ekonomik adalet temelinde güçlü bir muhalefet rolü üstlenmeye devam edeceğinin sinyallerini taşıyor. Kutuplaştırıcı, ötekileştirici siyasete karşı milletin ortak çıkarlarının ön planda tutulması gerektiğini savunan Özel, partiler arası iş birliği ve yeni siyasi hareketlerle birlikte toplumsal sorunların çözümüne odaklanacaklarını belirtiyor.
Ayrıca, AKP’nin mevcut yönetim performansını sert bir dille eleştirirken, demokrasinin kalıcı ve etkin şekilde tesis edilmesi için yeni yapısal ve yasal düzenlemelerin gerektiğini vurguluyor.
Bağımsız gazeteciliği desteklemek için Patreon sayfamıza katılabilirsiniz:
Patreon’da Destek Ol