TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında toplanan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, tarihi “Terörsüz Türkiye” raporunu oy çokluğuyla kabul etti. Raporun detayları, yasal düzenleme önerileri ve demokratikleşme adımları haberimizde…
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), ülkenin on yıllardır enerjisini tüketen terör meselesini kökten çözmek adına tarihi bir adım attı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında toplanan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, uzun süredir üzerinde çalışılan taslak raporu müzakere ederek oy çokluğuyla kabul etti. 47 kabul oyunun çıktığı oylama sonucunda “Terörsüz Türkiye” vizyonu, resmi bir devlet belgesi niteliği kazandı.
Toplantının açılışında konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, raporun içeriğine dair spekülasyonlara set çekerek net mesajlar verdi. Kurtulmuş, raporun “af mahiyetinde” bir algı oluşturacak başlıklardan özenle kaçındığını, odak noktasının “hukuk düzeninin belirlilik ilkesi” ve “kamu vicdanı” olduğunu belirtti. Kurtulmuş, “Bu rapor bir nihayet değil; bilakis atılan ve atılacak kararlı adımların mihenk taşıdır,” ifadelerini kullandı.
7 ana bölümden oluşan raporda, Türkiye’nin terörle mücadele ve toplumsal bütünleşme stratejisi şu başlıklar altında detaylandırıldı:
Komisyon Çalışmaları: Sürecin işleyişi ve yöntemi.
Temel Hedefler: Toplumsal huzur ve sükunun tesisi.
Kardeşlik Hukuku: Türk-Kürt kardeşliğinin tarihi ve sosyolojik kökleri.
Söylem Analizleri: Komisyonda dinlenen 137 farklı ismin mutabakat alanları.
Silah Bırakma Süreci: PKK’nın kendisini feshetmesi ve tamamen silahsızlanması.
Yasal Düzenleme Önerileri: Sürecin hukuki alt yapısını oluşturacak reformlar.
Demokratikleşme: Türkiye’nin demokratik kapasitesini artıracak stratejik adımlar.
Raporun giriş bölümünde, komisyonun kuruluş amacı, çalışma usul ve esasları detaylandırılmıştır. Toplam 21 toplantı yapan komisyonun, şeffaflık ilkesi gereği tüm süreci milletin denetimine nasıl açtığı ve siyasi partiler arasındaki diyalog kanallarının nasıl işletildiği bu bölümde kayda geçirilmiştir.
Bu bölümde, terörün Türkiye’nin kalkınma ufkunu daraltan ve sosyal bağları örseleyen etkileri analiz edilmiştir. Temel hedef; toplumsal huzuru zedeleyen şiddet iklimini sona erdirmek, devletin güvenliği ile vatandaşın özgürlük alanını aynı anda tahkim etmektir.
Raporun en önemli sosyolojik kısmını oluşturan bu madde; Anadolu topraklarındaki bin yıllık ortak yaşam iradesine vurgu yapar. Emperyalist güçlerin “etnik fay hatları” üzerinden yürüttüğü bölme senaryolarına karşı, “daha fazla kardeşlik ve bütünleşme” cevabının tarihsel dayanakları sunulmaktadır.
Komisyon bünyesinde dinlenen 137 kişinin (akademisyenler, STK’lar, şehit aileleri, gaziler, hukukçular ve bürokratlar) görüşleri bu bölümde sentezlenmiştir. Farklı görüşlerin “asgari müşterekler” etrafında nasıl birleştiği ve toplumun huzur talebinin siyasi dile nasıl yansıması gerektiği analiz edilmiştir.
Raporun teknik ve stratejik kısmını içeren bu madde; terör örgütünün kendisini tamamen feshetmesi ve silahların ebediyen bırakılmasına dair süreç yönetimini kapsar. Bu adımın “güvenilir bir teyit mekanizması” ile birlikte yürütülmesi gerektiği, terörün bir dış politika aparatı olmaktan çıkarılması hedefi vurgulanmıştır.
Hukuki belirlilik ilkesi merkeze alınarak hazırlanan bu bölümde; terörsüz bir Türkiye için ihtiyaç duyulan idari ve hukuki reformlar yer almaktadır. Bu öneriler; kamu düzenini koruyan, hak ihlallerini engelleyen ve sürecin hukukla tahkim edilmesini sağlayan bir çerçeve sunmaktadır.
Son bölümde, terörle mücadelenin sadece güvenlik boyutuyla sınırlı kalamayacağı belirtilerek; sivil, özgürlükçü ve katılımcı bir yeni anayasa ihtiyacı dile getirilmiştir. Ayrıca Siyasi Partiler Kanunu ve seçim kanunlarında yapılacak demokratik değişiklikler, “Türkiye Modeli”nin kalıcı hale gelmesi için temel şart olarak sunulmuştur.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, yürütülen çalışmaların uluslararası literatüre “Türkiye Modeli” olarak geçeceğine inandığını belirtti. Komisyonun görev alanı doğrudan yeni anayasa hazırlamak olmasa da raporun sonuç bölümünde; daha demokratik, sivil, özgürlükçü ve kapsayıcı bir yeni anayasanın Türkiye için kaçınılmaz bir ödev olduğu vurgulandı. Ayrıca Siyasi Partiler Kanunu ve seçim kanunlarında yapılacak demokratik değişikliklerin de Meclis’in öncelikli sorumluluğu olduğu hatırlatıldı.
Sürece ilişkin bir açıklama yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, terörsüz Türkiye hedefinin önemine dikkat çekerek, “Yolun sonunda yurdumuza yıllarca zarar vermiş terör sorunu gündemimizden inşallah ebediyen çıkacaktır,” dedi.
Toplantı sonunda Kurtulmuş; sürece katkı sunan siyasi parti liderlerine, şehit ailelerine, gazilere ve sivil toplum kuruluşlarına teşekkür ederek, toplumsal barışın kalıcı zeminini kurma kararlılığını yineledi.