Prof. Dr. Doğu Ergil, “Türkiye’nin Kurucu Medeniyet Tercihi” başlıklı 10 maddelik ilkesel bildirgesini kamuoyuyla paylaştı. Hukukun üstünlüğü, güçler ayrılığı ve kurumsal cumhuriyetçilik vurgusu dikkat çekti.
1. Hukukun Üstünlüğü İlkesi
Devlet, hukukun üstünde değildir.
Hiçbir kişi, makam ya da çoğunluk anayasal hakların üzerinde konumlanamaz.
Hukuk, iktidarın aracı değil; sınırıdır.
2. Güçler Ayrılığı ve Karşılıklı Denetim İlkesi
Yasama, yürütme ve yargı birbirinden bağımsız ve karşılıklı denetim içinde olmalıdır.
Yetkilerin tek elde toplanması istikrar değil, keyfîlik üretir. Keyfîlik ise zamanla istikrarsızlığa yol açar.
3. Yargı Bağımsızlığı ve Tarafsızlığı İlkesi
Yargı, siyasal etkiden arındırılmış kurumsal güvencelere sahip olmalıdır.
Adalet, devletin lütfu değil; yurttaşın hakkıdır.
4. Temel Hakların Dokunulmazlığı İlkesi
İfade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü, basın özgürlüğü ve mülkiyet hakkı çoğunluk iradesiyle askıya alınamaz.
Demokrasi, çoğunluğun sınırsızlığı değildir.
5. Kurumsal Cumhuriyetçilik İlkesi
Cumhuriyet, kişilere değil kurumlara dayanır.
Hiçbir lider vazgeçilmez değildir; hiçbir makam kutsal değildir.
6. Bilimsel Özerklik ve Eleştirel Akıl İlkesi
Üniversiteler, araştırma kurumları ve düşünce alanı siyasal müdahaleden bağımsız olmalıdır.
Bilim, özgürlük olmadan üretilemez.
7. Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik İlkesi
Kamusal kaynakların kullanımı tam şeffaflık ve etkin denetime açık olmalıdır.
Yönetim, güvene değil denetime dayanır.
8. Yurttaşlık Eşitliği İlkesi
Devlet, kimliklere göre değil hukuki eşitliğe göre davranır.
Sadakat kişilere değil, anayasal düzene yöneliktir.
9. Yerinden Yönetim ve Katılımcılık İlkesi
Yerel yönetimler güçlendirilir; karar süreçleri katılımcı mekanizmalarla desteklenir.
Merkezîleşme hız üretir; yerinden yönetim meşruiyet üretir.
10. İktidarın Geçiciliği ve Barışçıl Devir İlkesi
İktidar süreli ve devredilebilirdir.
Barışçıl iktidar değişimi, siyasal medeniyetin asgari koşuludur.
Son İlke: Medeniyetin Tanımı
Medeniyet; gücün kendini sınırlamayı kabul ettiği, hukukun kişiden üstün olduğu ve bireyin devlete karşı korunduğu siyasal düzendir.
Türkiye’nin kurucu tercihi;
karizma değil kurum,
sadakat değil hukuk,
ideolojik mobilizasyon değil kurumsal ve ilkesel istikrar üretmelidir.