İçeriden Açılan Kapılar: Karakas’ın Düşüşü ve Yeni Dünya Kaosu

İçeriden Açılan Kapılar: Karakas’ın Düşüşü ve Yeni Dünya Kaosu
Yayınlama: 06.01.2026
Düzenleme: 07.01.2026 01:27
10
A+
A-

İçeriden Kapılar Açılmadan Bu Kadarına Cüret Edilemezdi

Tarihin bize defalarca öğrettiği bir gerçek vardır:
Bir devlet başkanı, kendi ülkesinin başkentinde, kendi güvenlik çemberi içindeyken dışarıdan gelen bir güç tarafından alınıyorsa, bu yalnızca dış müdahale değildir. Bu, içeriden açılan kapıların sonucudur.

ABD ve Trump yönetimi hakkında ortaya atılan Venezuela iddiaları, sadece bir “dış operasyon” tartışması değildir. Asıl ve daha tehlikeli soru şudur:
Bu iş içeriden destek olmadan yapılabilir miydi?
Cevap nettir: Hayır.

Hiçbir yabancı güç; bir ülkenin liderine, eşiyle birlikte, başkentinde ve gece yarısı ulaşamaz. Bunun için istihbarat sızması gerekir, güvenlik zaafı gerekir, emir-komuta zincirinde kırılma gerekir. Daha açık söyleyelim: Birileri göz yummazsa bu olmaz.

Bu noktada mesele Maduro’yu sevmek ya da sevmemek değildir. Mesele, bir devletin kendi egemenlik mekanizmasının içeriden nasıl çözüldüğüdür. Tarih bunun örnekleriyle doludur. Darbeler, işgaller, rejim değişiklikleri… Hepsinin ortak noktası şudur:
Dış güç gelir ama içeride ona yol açanlar mutlaka vardır.

Kim bunlar?
– Güç kaybı korkusuyla taraf değiştirenler mi?
– Kişisel çıkarlarını ülkesinin geleceğinin önüne koyanlar mı?
– Yabancı istihbarat ağlarıyla yıllar içinde temas kurmuş yapılar mı?
– Yoksa “nasıl olsa güçlü kazanır” diyerek sessiz kalanlar mı?

Belki hepsi.

Asıl tehlike de buradadır. Bir ülke, içeriden çözülmeye başladığında artık sadece dış tehditle değil, kendi iç çürümesiyle savaşır. Trump yönetiminin bu kadar rahat davranabilmesinin nedeni de budur: Direnç görmemek.

Ve şimdi asıl büyük soruya geliyoruz:
Trump bunu Venezuela’da yaptıysa, yarın başka bir ülkeye yapmayacağının garantisi var mı?

Yok.

Çünkü bu yöntem, sadece askeri değil; psikolojik bir eşiktir. “Yapılabilir” algısı yerleştiğinde, zincirleme etkiler başlar. Bugün Venezuela, yarın başka bir coğrafya. Gerekçe yine hazırdır: Demokrasi, terör, uyuşturucu, insan hakları… Bahaneler değişir, yöntem değişmez.

Burada dünya için en ürkütücü tablo şudur:
Uluslararası hukuk sessiz, kurumlar etkisiz, büyük devletler hesaplı, küçük devletler tedirgin. Böyle bir zeminde barış değil, kaos büyür.

Simpsonlar’ın Trump’lı karikatürlerini artık gülerek izleyemiyoruz. Çünkü karikatürler mizah yapar; gerçekler can yakar. Bugün yaşananlar, bir kehanet değil; gücün denetimsiz kaldığında neye dönüştüğünün açık göstergesidir.

Sonuç net:
Bu yaşananlar tekil bir olay değildir.
Bu, içeriden çözülmenin dışarıdan istismar edilmesidir.
Ve eğer dünya buna açık ve güçlü bir duruş sergilemezse, sıradaki hedefin kim olacağını kimse garanti edemez.

Çünkü hukuk sustuğunda, sırayı güç belirler.

Liberal TR Haber’i Destekle

Bağımsız gazeteciliği desteklemek için Patreon sayfamıza katılabilirsiniz:

Patreon’da Destek Ol
İstanbul Üniversitesi & Tarih - Liberal TR Haber & Editör & Yazar
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

WhatsApp