Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
İstanbul’daki yenidoğan sevk zinciri iddianesi: ATK, 10 bebeğin ihmalle öldüğünü tespit etti; soruşturma ve yargılama süreci devam ediyor.
İstanbul’da, bebekleri anlaşmalı hastanelere yönlendirerek maddi çıkar sağlayan ve ihmali uygulamalar sonucu ölümlere neden olduğu iddia edilen şüphelilere ilişkin Adli Tıp Kurumu (ATK) İhtisas Kurulu raporu hazırlandı; rapor 10 bebeğin uygun tanı ve tedaviyle yaşama şansının bulunduğunu belirtti.
Rapor, savcılık tarafından hazırlanan ve ana dava dosyasıyla birleştirilen iddianamede yer aldı. İddianame ile birlikte sanık sayısı 61’e yükselirken, çete lideri olduğu iddia edilen Fırat Sarı ve birlikte hareket ettiği belirtilen şüpheliler hakkında ayrıntılı tespitler yer aldı.
ATK raporunda yenidoğan yoğun bakım ünitelerinin işletilmesinin usulsüz şekilde devredildiği, doktor bilgisi olmadan hemşirelerin tedavi düzenlediği, epikrizlerin doktor olmayan kişilerce hazırlandığı ve grafilerin başka bebeklerle yer değiştirildiği tespitleri bildirildi.
Raporda ayrıca kan gazı sonuçlarının şablonlara uyacak şekilde düzenlendiği, laboratuvar değerleriyle oynandığı ve yoğun bakım çalışma yetkisi olmayan kişilerin servislerde görev aldığı vurgulandı. Bu koşulların üçüncü seviye yoğun bakım şartlarını taşımadığı halde öyle gösterildiği ifade edildi.
Kaya bebek vakasında, sevk işlemlerinin 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmeden ve provizyon alınmadan yapıldığı; örgüt yöneticilerinin organize ettiği sevklerle prematüre bebeğin Neonotoloji bölümü bulunmayan Esenler Güney Hastanesine kabulünün sağlandığı kaydedildi.
İl Sağlık Müdürlüğü denetiminde hastanede hekim imzası bulunmayan orderlar, hekim tarafından yapılmayan günlük takipler ve sadece hemşire notlarının bulunduğu tespitleri yer aldı. Sorumlu hekim olarak gösterilen Şeyhmus Çelik’in, vaka öncesi istifa ettiği ve hastaneye uğramadığına dair bulgular rapora yansıdı.
Opara bebeğe ilişkin değerlendirmede, Özel Birinci Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Servisi’nde 17-18 Ocak 2024 tarihleri arasındaki tanı ve tedavi sürecinin tıp kurallarına uygun yürütülmediği, birçok sanığın uygulamalarının ölümle illiyet bağının olduğu belirtildi.
Öykü Helvacı, Havanur Karakoç ve Ayaz Karaduman vakalarında resüsitasyonun doktor gözetimi olmadan yürütüldüğü, yeniden canlandırma ve epikriz süreçlerinde usulsüzlükler olduğu, bazı hekimlerin sorumluluklarını yerine getirmediği bildirildi.
Havvanur Karakoç raporunda bebeğin 10 günde yaklaşık bin gram kaybettiği, uygun total parenteral beslenme (TPN) sağlanmadığı, entübasyon süresi ve beslenme yönetiminin tıbben uygunsuz olduğu ayrıntılı şekilde yer aldı.
Serdarova ve Melek Süleymanoğlu vakalarında kalp anomalileri, konsültasyon eksiklikleri ve tedavi süreçlerinde kayıt sorunlarına değinildi; Serdarova’nın cerrahi bir merkeze sevk edilmediği bildirildi.
Kadan bebeğe ilişkin grafilerde pnömotoraks bulgusu bulunduğu, tüp torakostomi uygulandığına dair kayıt olmadığı ve bunun uygun yönetilmemesinin tıbben hatalı olduğu kaydedildi. Diğer vakalarda da kritik müdahalelerin zamanında ve uzman gözetiminde yapılmadığına dair tespitler yer aldı.
Raporda bazı hastanelerde organizasyon eksiklikleri ve gerekli tetkik ile tedavi süreçlerinin işletilmediği vurgulandı; Avcılar Hospitalist Hastanesi’nde organizasyon hataları olduğu belirtildi.
Rapor ayrıca Fırat Sarı ve Medisense Sağlık Hizmetleri Arge Bilişim Limited Şirketi hesap hareketlerinin şüphelilerle ilişkilendirildiğini, yapılan usulsüzlüklerden maddi menfaat sağlandığını kaydetti.
Dava sürecinde Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde duruşmalar sürüyor; bugün adliyenin konferans salonunda bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatlar hazır bulundu, bazı sanıklar SEGBİS üzerinden bağlandı ve yargılama sanık savunmalarıyla devam ediyor.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)