20-21. Dönem Kırıkkale Milletvekili Kemal Albayrak: “Uyarı Çözüm Getirir Mi?”

20-21. Dönem Kırıkkale Milletvekili Kemal Albayrak: “Uyarı Çözüm Getirir Mi?”
Yayınlama: 12.02.2026
Düzenleme: 12.02.2026 21:27
11
A+
A-

UYARI ÇÖZÜM GETİRİR Mİ?

Demokrasi Vakfı’nda Bülent Arınç’ın sözlerini yurt dışında dinlediğimde düşündüm. Dikkatimi çeken çok şey vardı: “Millet dinden soğuyor, kıyafet değiştiriyor, toplum da buna uyuyor…” ve daha pek çok ifade. Eğer sorumlu olanların şikâyeti de buysa, bu ülkeyi yaşanmaz hâle kimler getirdi? Bu iktidarı yanlışa götürenler kimler?

Süleyman Nazif’in “Kara Bir Gün” yazısındaki günleri mi yaşıyoruz, yoksa bunlar yeni mi fark ediliyor? Gerçi yanlış zamanda doğru yerde durmak, statü fark etmeksizin ahlaki bir tavırdır; buna elbette saygı duyulur.

Roma İmparatoru Marcus Aurelius, “Kendime Düşünceler”inde “Çoban, sürüsünü yiyerek çobanlık yapamaz.” der. Yönetenler, yönettiklerini adaletsizce yok ederse buradan huzur çıkar mı? Bugünün sorumlularının kim olduğu ve ne yaptığı yaptıklarından belli değil mi?

Hukuk ve güç vicdansızların elinde olursa, hukuk vitrine dönüşür: dışı süslü, içi bozuk… Hukukla korunanlar ve korunmayanlar güce ve itaate tabi ise, oradan adil bir yönetim çıkar mı?

Bir cenazede imam dua sonrası “Bunu nasıl bilirdiniz?” diye sorar. Cemaatten biri “Türkiye bir hukuk devletidir.” diye bağırır. Yükselmeyi düşünenler inmeyi düşünmez; başa gelince gerçek anlaşılır.

Bazen düşünüyorum: Bir yargı mensubu “KHK’lerde suçtan ziyade teknik çözüm aradık, onları hukuksuz attık.” derken buradan adalet çıkar mı? Hukuk ve yasallık bu mudur?

Merhum Tanpınar’ın şu sözü haksız mı: “Cahilsin, okur öğrenirsin; gerisin, ilerlersin; her şeyin bir çaresi vardır. Ancak insan bozuldu mu çaresi yoktur.”

İnsanlar hukuksuzlukla aşından, hürriyetinden, ocağından edildi; vatanına, milletine ve devletine küstürüldü. Kin ve nefrete zemin hazırlandı. Bunun temeli hukuksuzluk değil mi?

Görünenlere inanmayıp bunları kapatanlar, görmediklerine nasıl inanıyorlar? Nasıl bir inanç bu?

17–25 Aralık soruşturmalarının kapatılması makamları kurtardı mı? Benzer skandalları kapatmak ve korumak bazen statüyü yükseltir, bazen de düşürür. 15 Temmuz’un kime yaradığı, kimleri makama getirip kimleri yok ettiği ortada. Araştırılıp aydınlatılsa çok şey ortaya çıkacak.

Politikada hiçbir şey tesadüfen olmaz; olduysa öyle planlanmıştır. CHP ve muhalefetin bazı kesimleri de buna kayıtsız kaldı. İktidarın işlediği pek çok hukuksuzluk karşısında sessiz kalındı, yaşanan sıkıntıların sebepleri yeterince araştırılmadı. Zaman zaman iktidara destek de verildi.

Mahir Kaynak’ın dediği gibi, sonuçlara bakarken olayların kime yaradığına da bakmak gerekir. Hukuksuzlukları kapatanlar, kötülüğü sıradanlaştıranlar, faili meçhulleri örtbas edenler; kirli işlerin yolcuları, mahallesiz yazarlar, düşünürler, gazeteciler, siyasetçiler, muhalifler, sanatçılar; helal kazancı yok edenler ve kamu kaynaklarını hiyerarşik düzenle talan edenler… Musalla taşına hiç çıkmayacaklarını mı sanıyorlar? Gücün hiç gitmeyeceğini mi düşünüyorlar?

Bu hayatın ve düzenin çıkışları olduğu gibi inişleri de vardır. Gücün de zıddı vardır. Yeter ki inişler ve çıkışlar afetlerle, düşmanlıklarla ve kinle değil; hukuk ve adalet düzeni içinde yaşansın. Demokratik usuller işlesin, demokrasinin kuralları hâkim olsun. Akıl, bilim, hukuk ve demokrasi; duygulara ve ideolojilere kurban edilmesin. Amaca giden yolda hukuk, ahlak, yasallık, iyilik ve saydamlık olsun.

Zaman kimini getirir, kimini götürür. Güç varken alkışlayıp boynunuza sarılanlar, güç gidince boynunuzu sıkabilir. Bu coğrafya bunu defalarca göstermiştir.

“Hayatımızın merkezine dönemin koşullarını değil, dinimizin hükümlerini yerleştireceğiz.” diyen Cumhurbaşkanının anlayışı ile uygulamalar arasındaki tezatlar Arınç’ı da mı rahatsız etti acaba? Düşünmek gerekir.

Uğur Mumcu’nun dediği gibi: “İnsan sadece konuştuklarından değil, sustuklarından da sorumludur.” Belki de bundan etkilenmiştir; vicdani bir rahatsızlık da söz konusudur.

Buradan çıkış yollarını akılla bulmak gerekir. Her engeli aşmanın yolu vardır: ölçü ve adalet.

12.02.2026
Kemal Albayrak

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

WhatsApp