20-21. Dönem Kırıkkale Milletvekili Kemal Albayrak: “KAZANIRKEN, KAYBETMEK”

20-21. Dönem Kırıkkale Milletvekili Kemal Albayrak: “KAZANIRKEN, KAYBETMEK”
Yayınlama: 15.02.2026
11
A+
A-

KAZANIRKEN, KAYBETMEK

Statü değişikliği diye bir gerçek vardır: yükselme, kazanma, başarma ve daha pek çok şey… Ancak bunlar elde edilirken kaybedilenlere de bakmak gerekir. Vicdanlı ve dürüst olmak; bu yolda kazanmak, hesaplı olmaktan daha değerlidir. Hesap insanı makam sahibi yapar, servet kazandırır, statü sağlar. Vicdan ise daha önemli bir işe yarar; kazanılanla insanı insan yapar. Alçalmak, yükselmekten daha kolaydır.

İyilik nedir, iyiliğin ölçüsü nedir? İyilik yapmak kötülükten geçiyorsa buna iyilik denebilir mi? Kazanırken kaybetmek olmaz mı?

Âşık Veysel’in dediği gibi: “Başkasının baharını çalanın bahçesi çiçek açmaz. Başkasının güneşini kesenin üzerine güneş doğmaz.” Yani kazanırken kaybetmemek gerektiği ne güzel anlatılmıştır. Kötü niyetle iyi murada varılmaz. Amaca giden yollarda ahlaksızlık tercih edilmemelidir.

Gramsci, haksız yere despot Mussolini tarafından hapse atıldığında, af dilemesi hâlinde serbest bırakılacağını söyleyenlere itiraz eder; kazanmak uğruna kaybetmeyi reddeder.
Ahmet Altan da hapiste suçsuz yere yatarken, “Özür mektubu yaz, çıkarsın” diyenlere karşı “Yaşadığım şerefli hayatımı, yaşayacağım hayata feda edemem” der. Yani kazanmayı, kaybetmek üzerine kurmaz. Burada ölçü insan olmak ve hakikatin yanında durmaktır.

Esad, Maduro ve daha pek çok örnek… Epstein dosyalarında adı geçenler… Kazanırken kaybedip alçalanlar… Soygunla, kamu mallarını ve yetim hakkını çalarak, zulümle kazananlar; kaybettiklerinin bedelini felaket başlarına geldiğinde anlarlar. Sorumlu statülerde olup toplumsal çürümeye yol açanlar, kurumların işlevini yok edenler ve adaletsizlikle başa gelenler; insanlık tarihinde kaybedenlerdir. Bunu zaman gösterir. Adları kirle anılır.

Günümüzde kirli güçlerin himayesiyle yükselenler, kazandıklarını zannetseler de kaybetmeye mahkûmdurlar. Çaldıklarıyla şatafatın zirvesinde yaşayanlar, maddi hayatın kazananı olsalar da insanlığın kaybedeni olurlar. Hayatı anlamlı yaşamayan, ahlaktan uzak kişiler kaybedenlerdir. Her değerin içini boşaltarak tüketime ve gösterişe yönelen, özünü ve geçmişini unutanlar kazandıklarını sanırlar ama kaybederler.

Helalinden kazanmak önemlidir; ancak bu kazanç milli servete katkı sağlamalıdır. Çaldıklarıyla servet edinip bunları başka ülkelere taşıyanlar, insanlıktan uzaklaşırlar. Gücün serasında yetişip yeşil alanları ranta çeviren karakter yoksunu açgözlüler, kazanarak kaybedenlerdir. Dillerinde adalet, haram, helal ve Peygamber hayatı olduğu hâlde milleti aldatarak kazananlar; adaletsizlikle, mahallecilikle, acımasızlıkla sanatçıyı, düşünürü ve “ötekini” ezdiklerinde insanlığın kaybedeni olurlar. Ağaca çıkarken kırdıkları dalın değerini, ağaçtan inerken anlarlar. Kazanırken kaybederler.

Statü değişimi sadece kişinin kendisi için değil; kazanırken kaybetmeden, başkalarını da iyi bir insan olarak yaşatmak içindir. Kazanarak saygınlığını kaybedenler, insanlığın yüz karasıdır. İnsanlar ahlaktan ve yasallıktan çıktıklarında rahatsızlık duymuyorlarsa, kazansalar bile kaybederler.

“Doğu’dan Uzakta” eserinde de kaderin ve tarihin acımasızlığı içinde kazanarak kaybedenler anlatılır; bir yüzleşme hikâyesidir bu. İkiyüzlüler, dillerindeki tatlı sözlerle kazandıklarını; kalplerindeki fesatla kaybederler.

Devletlerin ve örgütlerin yönetimi, statü değişimiyle birlikte namussuzların, adaletsizlerin ve utanmazların eline bırakılırsa; onlar kazanırken kaybederler. Kazananı az, kaybedeni çok olur. Kazanarak kaybetmek yerine, kazanarak kazanmak önemlidir.

15.02.2026
Kemal Albayrak

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

WhatsApp